burun

Her ne kadar burun estetiğinin yanında hep rinoplasti kelimesini, sanki tam karşılığı gibi kullanmamıza rağmen aslında farklıdır. Daha doğrusu rinoplasti kelimesi burun estetiği nin çok ötesinde anlam içerir. Burun estetiği adından da anlaşıldığı üzere yüzümüzün tam ortasındaki bu nadide organın göze hoş hale getirilmesi ile ilgilidir.

Oysa rinoplastiyi çevirmek gerekir ise burunu şekillendirmek anlamına gelir. Bu çok daha anlamlıdır çünkü burun dediğimiz organ evet güzel görünmeli ama onun değerli fonksiyonu da korunmalıdır. Olay sadece “nefis bir burun” değil “nefes bir burun“ yapmaktır. Peki nasıl yapılır bu burunlar. Günümüzde iki temel tekniğe ayrılmaktadır rinoplasti: açık ve kapalı. Size her ikisi ile ilgili bilgi vereceğim. Satır aralarında kapalı burun estetiği eğilimimde olduğumu fark edeceğinizi biliyorum. Kapalı Burun Estetiği ilk defa Amerika’da Roe tarafından 1887 de uygulandı. Joseph tarafından da 1931 yılında tüm dünyaya tanıtıldı. Zaten açık burun estetiği diye bir şey yoktu başlangıçta. Açık rinoplasti 1934 yıllarında Rethi tarafından tariflendi. Nedir bunlar. Açık rinoplastide burunun tabanından yapılan bir kesi ile burun derisi alttaki iskeletinden ayrılıyor ve gereken şekillendirmeler yapıldıktan sonra deri tekrar ceket gibi burun giydiriliyor. Kapalı da bu kesi yok. Elbette bir kesi var ama bu kesi burun deliğinin bir kaç milimetre içerisinde oluyor, siz görmüyorsunuz. Burun derisini kaldırmıyorsunuz. Bu nedenle yaptığınız her hamlede sonuç gözünüzün önündedir, ameliyat sonunu bekleyip te şu deriyi örteyim bakalım ne yapmışım gibi bir durum olmuyor. Ayrıca açık rinoplasti de kolumella denilen yapıdaki kesi çok önemli lenfatik yapılara zarar verdiğinden burun ucu şişliği uzayabiliyor. Ve bazı hastalarda bu kesi izi son derece kötü iyileşebiliyor ve ömür boyu kişi rinoplastili olarak damgalanabiliyor. Bunları ezbere söylemiyor tecrübeye dayandırıyorum. Üniversitedeki cerrahi eğitimimin kapalı rinoplasti üzerine olması benim için çok büyük bir şanştır. Her ne kadar kapalı rinoplasti ile eğitim alsam da uzmanlığımın 2 yılını açık rinoplasti yaparak geçirdim, bu tecrübeyi kazanmak istiyordum ve yukarıda belirttiğim olumsuzluklar kendi bizzat gözlemledim. Bu nedenle bu kıyaslamayı yapmaya hakkı ve yetim var kabul ediyorum Açık rinoplasti eğitimi alan bir cerrah da eğer kapalı eğitimi aldı ise karşılaştırma hakkı olabilir ama genelde “açıkta yapılanlar kapalı da yapılamaz” gibi bir ön yargıya hem inanıyorlar hem de hastaları inandırmaya çalışıyorlar. Elbette çalışma alanı daha dar ve öğrenilmesi daha zordur. Ama sırf bu yüzden kapalı rinoplastiye çamur atılmamalıdır. Neyse açığa muhalefet bu kadar yeter. Ameliyat öncesi nasıl bir burunu hedeflediğimi çizerek hastalara gösteriyorumki estetik olarak neyi beğendiğimiz görmeniz gerekiyor. Sonuçta siz uyuyacak ve ben de burnunuzu şekillendireceğim. O sırada konuşma şansımız olmayacağından öncesinde birbirimizi çok iyi anlamamız gerekiyor. Yine de bunun bir resim çalışması olduğunu, ameliyatı bilgisayarımın değil, benim yapacağımı, ameliyat sırasında dokularınızın davranışına göre farklılıklar olabileceğini, bu farklılıkların olumsuz mutlaka olması gerekmediğini asla unutmayınız. Karar verdiniz, randevu aldık ve 6 saat aç ve susuz olarak hastaneye yatışınız yapılır, ameliyat öncesi anesteziye hazırlık testleriniz yapılır. Ardından anestezi doktoru sizi değerlendirir. Sonra rahatlatıcı çok hoş ilaçlar eşliğinde ameliyathaneye alınırsınız. Bu kısmı muhtemelen hatırlamayacaksınız, o yüzden geçiyorum. Ameliyat süresi daha önce hiç dokunulmamış ve darbe hikayesi olmayan bir burun için 1,5 – 2 saat kadar sürer ameliyat. Problemli ve ikincil ameliyatlarda süre çok değişkendir. Acele etmeye gerek yok, burnunuza odaklı oradayız, vaktimiz bol. Lokal anestezi ile de yapılabilir ama tercihim genel anestezidir, ameliyathane stresi yaşamanıza gerek yok bence. Ameliyat kesinlikle ameliyathanede olmalıdır, sırf ekonomik kaygılar yüzünden hiç bir yerde ofis şartlarında burun estetiği olacak kadar kendinizi kaybetmeyin. O klasik facia tamponları kullanmıyoruz, yerine ortası delikli silikon destekler konuluyor, isterseniz kendiniz bile çıkarabilirsiniz. Bazı vakalarda buna bile gerek olmuyor. Burun sırtına klasik alçı koyuyorum, bazıları bunu çok demode bulsa da avantajları var, merak edene daha sonra anlatırım. Alçı genelde 7-10 gün arası kalır. Sonrasında şişlik durumuna bakarak belki kağıt flaster yapıştırırım, bir hafta da o kalır, ama her zaman uygulamıyorum bunu. Flasterler de çıktıktan sonra sizi birinci, altıncı ve onikinci ayda görmek isterim. Olurda ek sıkıntılarınız olur ise kapım her zaman açıktır tabiki, beklemeyin. Burun Estetiği de ciddi bir ameliyattır ve bir çok riskler içerir elbette. Uluslararası yayınlar için ortalama komplikasyon %10 civarıdır. Bu cerrahtan cerraha değişmektedir Kendi ortalamam %5-6 civarındadır. Bunların yarısı ofis ortamında sohbet ederek 5-10 dk. İçerisinde halledebileceğimiz kadar basit şeylerdir. Tekrar ameliyathaneye girme oranım %2-3 tür. Cerrahide bir söz vardır: “ameliyat yapmayan doktorun komplikasyonu da olmaz”. Sıfır risk sunacak bir cerrah, cerrah değildir, boşuna aramayın. Ama iyi bir cerrah size şu sözü verebilir: “oluşabilecek tüm sorunları beraber çözeceğiz”. Bu dürüst bir yaklaşımdır. Ya olursa korkusu ile yaşamak da yaşamak değildir unutmayın. Rinoplasti yada burun estetiği de diyebiliriz, dünyadaki en çok yapılan estetik cerrahi girişimi olmaya hala devam ediyor. Siz bu makaleyi okuduğunuz süre içerisinde bile bir çok insan yeni burnuna merhaba dedi. Sonuna kadar okuduğunuza göre bir gün sıra size de gelecek, gülümseyin.

Kaynak : http://www.ozanbalik.com/our-services/burun-estetigi-fiyatlari/

Like 412

Kategori: Burun Estetiği Ameliyatları

Yazar: Op.Dr. Ozan BALIK

1975 Yılında Adana da Doğumlu olan Op.Dr. Ozan Balık 1992 de Adana Karşıyaka Lisesini bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Elktronik Mühendisliğine girdi. Kendi de o dönemlerde bir dizi ameliyat geçirirken hekimliğe olan eğilimini farketti. Op.Dr. Ozan Balık bilgisayar tabanlı 3D modellemeleri yüz estetiği cerrahisine uygun hale getirerek, “bilaminar yüz germeler ve yapısal burun estetiği” konularında çalışmalarını sürdürmektedir.